GÜVENLİK DANIŞMANLIĞI İLKELERİ 

Güvenlik Danışmanlığı hizmeti başarısı dünyada ve ülkemizde sayısız örnekle kanıtlanmış metodolojik bir yaklaşıma dayanır. Bütçenin doğru belirlenerek en verimli şekilde kullanılmasını hedef alan beş ayaklı bu metod özet olarak,

  1. Modus operandi bazında, gerçekçi kriterlerle belirlenerek;
  2. 2. Beş ölçüt üzerinden öncelik sıralamasına tabi tutulmuş risklere karşı koyabilecek;
  3. 3. Maliyet / fayda dengesini gözeten sistemleri oluşturabilmek üzere;
  4. 4. Her biri, personel, ekipman, prosedür ve denetim unsurlarını içeren;
  5. Birbirlerine entegre birden fazla güvenlik çemberleri oluşturma esasına dayanmaktadır.

Her biri pek çok ayrıntı ve hayati önem taşıyan bu aşamaları içermeksizin oluşturulan sistemlerin gerçek hayatla sınandıkları olaylarda tamamen birer “ölü yatırım” oldukları ne yazık ki, ancak büyük bedeller karşılığı anlaşılabilmiştir. Ülkemizde örneklerinde görüldüğü üzere sadece pahalı ekipmanlar ve bol personel ile kurulmuş sistemlerin gerçekte en basitleri de dahil olmak üzere hemen hiç bir güvenlik sorununa karşı çözüm olamadıklarını dikkate almak zorundayız.

Bir bina veya tesis için güvenlik sistemi tasarlanırken öncelikle binanın karşı karşıya bulunduğu risklerin gerçekçi bir şekilde tespit edilmiş olması gereklidir.

Bu aşama iki ön çalışmanın yapılmasını gerektirir.

  1. Survey Çalışması

Tasarımcı çok ayrıntılı bir check-list eşliğinde projeyi tüm detaylarıyla tanıyan kişi(ler) rehberliğinde sohbet ve keşif yöntemiyle ile tanır ve tüm doneleri not alır. (Muhataplardan izin alınmak şartı ile teyp kaydı daha pratiktir.) Bu işlemin daha önce de bir çok proje hazırlamış tecrübeli kişiler tarafından yapılması gereklidir. Önemsiz görünen (veya hiç görünmeyen) pek çok ayrıntı projelendirme aşamasında sorun olmaya başlayacaktır. Her yeni projede mevcut check-list’de gelişmeye devam etmelidir.

  1. Suç Terör Raporu (Modus Operandi)

Sistem tasarımcıları bulundukları ülke için bir Suç-Terör Raporu oluşturmalıdırlar. Bu rapor ulaşılabilen açık veya kapalı her türlü kaynaktan yararlanılarak o ülkede yaşanmakta olan olayların bilgi ve istatistiklerini içermeli ve güncel olarak işlenmelidir. Bu raporda

  • Ülkedeki tehdit unsurlarının faaliyetleri,
  • Çözümler üretilmesi açısından, olayların ayrıntıları,
  • ve risk tahminlerinde kullanılabilmeleri için bu ham bilgilerin işlenmesi suretiyle ortaya çıkarılan genel trendleri içermelidir.
  • Trendleri görebilmek suç/terör aktiviteleri kadar karşı mücadele aktivitelerinin seyrinin de bilinmesini gerekli kılar.

Ülkedeki tehdit unsurları nelerdir (terör, organize suç örgütleri, adi suç)

Hangi tehdit unsuru kimleri hedef almaktadır.

Eylemler nasıl yapılmaktadır (Yöntem)

Hangi silahlar kullanılmaktadır.

Eylemlerin trendi, yer ve zamana bağlı olarak değişim göstermekte midir?

Emniyet güçlerinin karşı faaliyetlerine ilişkin trendler ne durumdadır.

Örgütlerin kaynakları, dış destekleri devam etmekte midir?

Risklerin Tespiti

Risk tespiti önemli bir konudur. Sistem tasarımcıları muhtemel riskleri tespit ederlerken oturdukları yerden senaryolar kurmak suretiyle çalışmazlar. Zira bu takdirde muhtemel riskler neredeyse sonsuz olacaktır ve hiçbir kuruluşun bırakın sadece güvenlik bütçesini bütün maddi kaynakları bile tüm riskleri önleme iddiasında bir sistem yaratmaya yetmeyecek, üstelik böyle bir sistem oluşturulsa bile muhtemelen artık o kuruluş rahatça çalışamayacak, kendi işlevini yerine getirebilmekten aciz kalacaktır. Belli bir noktada tutturulması gereken denge aynı zamanda rantabl bir bütçe ile gerçekçi riskleri karşılama iddiasında olmalıdır.

İşte bu zorunluluklardan doğan kısıtlamalar nedeniyle sistem tasarımcıları risk saptamada bazı ön sınırlamalara gitmek zorundadırlar. Bu alanda en uygun ölçüt, o ülkede yaşanmış ve yaşanmakta olan risklerin (modus operandi) dikkate alınması, dünyada başka örnekleri olsa bile ülke için geçerli olmayan risklerin hiç bir şekilde dikkate alınmamasıdır. (Türk insanı için kabullenmesi güç bir yaklaşım olsa da “Her ihtimale karşı” mantığı burada geçerli değildir)

Bu gereği yerine getirebilmek üzere sistem tasarımcılarının ülkenin “modus operandi”si hakkında geniş bilgi sahibi olması, hangi tehdit unsurlarının hangi eylemleri hangi yöntemlerle gerçekleştirmekte oldukları konusunda uzmanlaşması gereklidir. (Suç/Terör Raporu)

Modus operandi sürekli takip edilmeli ve yeni bir eylem türü veya tehdit unsurunun ortaya çıktığı an, daha önce dizayn edilmiş bütün projelerde bu yeni tehdidin karşılığı olabilecek önlemleri içerecek şekilde revizyona gidilmelidir. (Projeler her halükarda, altı ayda bir yeniden değerlendirmeye alınmalı, varsa yeni risklere karşı müşteriye gerekçeli bir tadilat önerisinde bulunulmalıdır) Sistem tasarlanırken modus operandi’den hareket ediliyor olmasının getirdiği sıkıntı “yeni eylem türleri karşısında acil revizyon” şartı ile anlam kazanmaktadır.

Yeni bir eylem türünün ilk kez bu projelerden birinde gerçekleşmesi ihtimaline karşı önceden ve sistem dizaynı bazında yapılabilecek bir şey yoktur. (Yüzde yüz güvenlik yoktur sözü bu noktada geçerlidir)

Sistem her ne kadar “mevcut” riskler üzerine inşa edilecek olursa olsun (bu bir kaynak zorunluluğudur) bina güvenlik sorumlusu ve güvenlik görevlileri değerlendirme dışı bırakılmış riskler konusunda sürekli zihinsel bir faaliyet içinde ve daima tetikte olacaklardır. Başka deyişle, yenilik karşısında zorunluluğun doğurabileceği açıklar sadece iyi yetişmiş insan unsuru ile aşılabilir. Yönetici ve görevliler bu sorumluluklarının bilincinde olmalıdır. (“Her ihtimale karşı” mantığı onlar için GEÇERLİDİR) 

Risklerin Derecelendirilmesi

Risklerin saptanarak alt alta sıralanması yeterli çalışmayı oluşturmaz. Bu riskler ayrıca kendi içlerinde bir önem sıralamasına tabi tutulmalıdır. Çünkü riskler, yol açacakları zarar açısından birbirleri ile eşdeğer değildir. Mevcut ve kısıtlı – kaynakların tüm risklere belli bir ortalama ile dağıtılması durumunda bazı ciddi risklerin bütçeden gerektiği orandan az pay almaları, ve tamamen kapatılamamış olmaları ve bazı riskler için gereğinden fazla para harcanmış olması sorunu ile karşılaşılabilir. Böyle bir sistem, kaynakların rantabl kullanılmadığı ve büyük ihtimalle işlevi de tartışılabilir türden bir “ölü yatırım” olacaktır. 

Puanlandırma bölgeye ve bina ya da tesisin iştigaline göre farklılıklar gösterebilir. Önemli olan, bir riskin yanlış gruba gitmesine yol açacak denli büyük değerlendirme hatasına düşülmemiş olmasıdır. Gerçekte tasarımcı, projenin kendi öznel şartları altında bir riskin başka bir gruba ait olması gerektiğini düşünüyorsa bu sorunu “manuel” yolla halledebilir. Suç Terör Raporu’nun yetersizliği ölçüsünde, risk değerlendirmesi de sübjektif bir çalışma halini almaya başlayacaktır. Bu nedenle rapor çalışması çok ciddiye alınmalıdır. Gerçekte bu konunun uzmanı olmak demek, modus operandi uzmanı olmaktan başka bir şey değildir.

  • Risk değerlendirmesi çalışması konu ile ilgili kişilerden oluşan bir grup ortamında değişik görüşler alınarak,
  • En önemlisi üzerinde çalışılan sektör baz alınarak değerlendirme yapılmalıdır. (Örneğin ofis tipi bir binada hırsızlık ikincil risklerde olabilecekken, bir mağazalar zinciri için en büyük sorunlardan birisidir)
  • Dikkate alınması gerekecek diğer bir ölçüt kuruluşun içinde bulunduğu bölge şartları olacaktır (bölgenin modus operandisi) Zira aynı risk belli sektörlerde olduğu kadar belli bölgelerde de değişiklik gösterebilir. Bölgenin emniyet güçleri bu konuda iyi bir kaynaktır.

Riskler en başından başlayarak tek tek alınacak ve o esnada sadece o riski çözebilecek bir sistem tasarlanıyormuşçasına hareket edilmelidir. Başka deyişle özellikle birincil ve hatta ikincil risk grubundaki her bir risk, oluşturulan sistem ile mutlaka çözümlenmiş olmalıdır.

Korunması gereken nesnenin etrafında (Bina, taşıt, para, bilgi, insan) mutlaka birden fazla güvenlik çemberi kurulmuş olmalıdır. Bir ofis binasındaki VIP’e ulaşılabilmek için insanların yaklaşık 6 ayrı güvenlik çemberinden geçmesi, fakat bunlardan sadece ikisi ile bire bir karşılaşması normal bir durumdur. Çember sayısı korunan nesnenin önemi ve riskin büyüklüğüne bağlıdır. Gerekirse bu rakam çok daha fazla artabilir.

Her bir güvenlik çemberi beş temel unsurun uygun bileşiminden oluşur. Bu unsurlardan bir teki bile eksik veya çalışmıyorsa o çember işlemeyecek demektir.

İnsan  Hata yapması beklenen belki tek unsur odur. Ekipman faktörü tamamen insanın hata yapacağı öngörüsüne dayalı olarak ortaya çıkmış ve gelişmiştir.

Ekipman  İnsanın eksiklerini kapatmaya yaramakla beraber hiç bir zaman onu dışlayabilecek mertebeye ulaşmaz. İnsan unsuru daima en önemli unsur olmalıdır.

Prosedür  En iyi eğitimli insanları en üstün ekipmanla bir araya getirseniz bile hangi durumda ne yapılacağı önceden açıkça belirtilmemiş, yani rutin ve acil durum prosedürleri tüm ayrıntılarıyla yazılmamış ise sistem özellikle acil durumlarda yine işlemeyecektir. Ülkemizde prosedürlerin hazırlanması konusu tamamen göz ardı edilen bir keyfiyet halindedir.

Bilgilendirme  Modus Operandi gelişmeleri periyodik bültenler aracılığıyla aktarılır; Kuruluş yetkililerinden  gelecek güvenliğe ilişkin sorular yanıtlanır; Sorunlar için çözümler oluşturulur; talep edilmesi halinde yazılı raporla bilgilendirme yapılır.

Denetim  Diğer üç unsur eğer ortada etkili ve sürekli bir denetim yoksa en kısa sürede kaçınılmaz şekilde dejenere olacaktır.

RUTİN ve ACİL PROSEDÜRLER SETİ ÖRNEK İÇERİĞİ 

Rutin Prosedürler;

  1. Güvenlik Görevlileri için Sürekli Talimatlar
  2. Disiplin Kuralları
  3. Güvenlik Noktaları için Sürekli Talimatlar
  4. Ziyaretçi Girişleri
  5. Personel Girişleri
  6. Taşeron Şirketler
  7. Malzeme kontrolü
  8. Kayıp Önleme / Hırsızlık
  9. Posta Kontrolü
  10. Personel Tanıtım Kartı
  11. Personel İşe Alımında Güvenlik Uygulamaları
  12. Park Alanlarının Kullandırılması, Araçların Kontrolü
  13. Binaların veya Bölümlerin Kapanması ve Açılması
  14. Devriye Hizmeti, Arama ve Kontroller
  15. Haberleşme, Kayıtlar ve Raporlar
  16. Prosedürlerde Değişiklik Yapılması 

Acil Durum Prosedürleri;

  1. Acil Tahliye
  2. Yangın Anında Hareket Tarzı
  3. Şüpheli Cisimler – Bina İçinde
  4. Şüpheli Cisimler – Bina Dışında
  5. İsimsiz İhbarlar
  6. Şüpheli Araçlar
  7. Sessiz Arama
  8. Zorla veya Gizli Girme Teşebbüsü
  9. Kapalı ve Açık Mekanlarda Patlama
  10. Dışarıdan Ateş Edilmesi
  11. Talep Halinde Acil Müdahale
  12. İlkyardım Şartları

EK-1       Yangın Bilgisi

EK-2       Haberleşme ve Raporlar

Not : Güvenlik sisteminin, kuruluşun ve/veya ilgili bina(lar)ın gerektirdiği özel konular bu listeye ayrıca eklenebilir.

Güvenlik Danışmanlığı hizmeti detayları için bizimle temasa geçebilirsiniz.